
Advertising on the Telegram channel «Tarihin Gizemleri»
Dünyanın dört bir yanından sıra dışı ve heyecan verici tarihi gerçekler.
Channel statistics
💫 Üzerinde yalnızca işlemeli bir kuşak ve birkaç kolye bulunan genç bir kadın, göz çevresine sürme çekmekle meşgul. Yüzyıllar geçse de insanların kendini güzelleştirme arzusu pek değişmiyor; bu sahne de bunun etkileyici bir örneği. 10. yüzyıl Hindistan’ına ait bu tasvir, dönemin estetik anlayışını canlı bir şekilde yansıtır.
🕊 Burada görülen figür, “göksel güzellik” anlamına gelen Surasundaridir. Orta Hindistan’daki Madhya Pradesh bölgesinde yer alan Khajuraho’daki Parshvanatha Jain Tapınağı’nın dış cephesine işlenmiş bir kabartmanın parçasıdır. Yaklaşık 950–970 yılları arasında yapılmış olan bu eser, Jain tapınaklarının zarif ve ayrıntılı taş işçiliğinin en tanınmış örneklerinden biridir.
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
🏺 İlk bakışta çok katmanlı bir uzay roketini andıran bu çizim, aslında Roma dönemine ait bir seramik karo üzerinde yer alıyor. MÖ 1.–4. yüzyıllar arasında Roma Britanyası’nda üretilmiş bu parça, 19. yüzyıl ortalarında muhtemelen Londra’da bulunmuş ve 1856 yılında bir müze koleksiyonuna katılmıştır.
🧱 Çizim, pişirilmeden önce henüz nemli olan kil yüzeyine kazınmış. Ancak görünüşü ne kadar modern çağ çağrışımları uyandırsa da, burada tasvir edilen şey bir roket değil; her katı bir öncekinden daha küçük olan beş katlı bir deniz fenerinin planı. Roma donanmasının Classis Britannica filosunun ana üssü olan Dover limanının iki yanında bu türden iki fener bulunuyordu.
📏 Karonun bir kenarı yaklaşık 20 santimetredir. Bu küçük boyutuna rağmen, üzerinde taşıdığı bilgi Roma Britanyası’nın denizcilik altyapısına dair önemli bir ipucu sunar.
🏛 Eser bugün British Museum koleksiyonunda env. no. 1856,0701.703 numarasıyla yer almaktadır.
📸 Fotoğraf: Alison Fisk
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
👀 İlk fotoğrafa biraz daha dikkatle bakmak yeterli — merdivenlerde gördüğünüz şey gerçek bir kapı değil, gözün algısıyla oynayan ustaca bir yanılsama.
🎨 Kuzey Fransa’daki Boulogne-sur-Mer kentinde İspanyol sanatçı Gonzalo Borondo tarafından oluşturulan bu etkileyici çalışma, sokak merdivenlerinin basamaklarına işlenmiş zarif bir “kraliyet kapısı” görünümü yaratıyor. Çizimin perspektifi, uzaktan bakıldığında üç boyutlu bir yapı varmış hissi uyandırıyor ve bu nedenle 2020 yılında Fransa’nın en başarılı kentsel sanat eseri seçilmişti.
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
👀 İlk fotoğrafa biraz daha dikkatle bakmak yeterli — merdivenlerde gördüğünüz şey gerçek bir kapı değil, gözün algısıyla oynayan ustaca bir yanılsama.
🎨 Kuzey Fransa’daki Boulogne-sur-Mer kentinde İspanyol sanatçı Gonzalo Borondo tarafından oluşturulan bu etkileyici çalışma, sokak merdivenlerinin basamaklarına işlenmiş zarif bir “kraliyet kapısı” görünümü yaratıyor. Çizimin perspektifi, uzaktan bakıldığında üç boyutlu bir yapı varmış hissi uyandırıyor ve bu nedenle 2020 yılında Fransa’nın en başarılı kentsel sanat eseri seçilmişti.
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
🕯 Westminster Abbey’de sergilenen bu balmumu figür, 1711–1715 yılları arasında yaşamış olan küçük Robert, Marquess of Normanby’ye aittir. O dönemde cenaze törenlerinde böyle balmumu heykeller taşınırdı; amaç, merhumun herkes tarafından sağlıklı, özenle giydirilmiş ve zarif bir hâlde hatırlanmasını sağlamaktı. Buckingham Dükü John Sheffield’ın oğlu Robert, yalnızca üç yaşındayken hayata veda etti.
🎩 Yaklaşık 90 santimetre boyundaki figür, 18. yüzyıl başlarında parayla satın alınabilecek en kaliteli kıyafetlerle donatılmıştır. Gerçek saçtan yapılmış bir peruk ve özenle hazırlanmış bir başlık taşır. Bu aksesuarlar çıkarıldığında, muhtemelen ölüm maskesinden yararlanılarak şekillendirilmiş balmumu yüzü görmek mümkündür.
👗 Robert’in üzerinde vişne rengi kadifeden yapılmış, gümüş şeritlerle süslenmiş ve pembe ipek astarla tamamlanmış uzun bir elbise bulunur. Bu elbisenin altında, altın işlemeli ipek brokardan yapılmış, uzun kollu ve brokar bir kemerle bağlanan gösterişli bir yelek keşfedilmiştir. Bu iki katın altında ise minik dantelli keten manşetler, keten bir gömlek ve küçük bir kravat, ayrıca dar bir korse ve kare burunlu kahverengi deri botlar yer alır.
🧵 Kıyafetlerin neredeyse tamamı şaşırtıcı derecede iyi korunmuştur; yalnızca keten kravat, zaman içinde güvelerin verdiği hasarla belirgin şekilde yıpranmıştır. Restoratörlerin özellikle duygusal bulduğu bir ayrıntı da elbisenin arka kısmındaki küçük açıklıklardı. Bu açıklıklar, yürümeyi öğrenen çocuklar için kullanılan kayışların geçirilmesi amacıyla tasarlanmıştı ve Robert’in ne kadar küçük bir çocuk olduğunu hatırlatan dokunaklı bir iz niteliği taşır.
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
🕯 Westminster Abbey’de sergilenen bu balmumu figür, 1711–1715 yılları arasında yaşamış olan küçük Robert, Marquess of Normanby’ye aittir. O dönemde cenaze törenlerinde böyle balmumu heykeller taşınırdı; amaç, merhumun herkes tarafından sağlıklı, özenle giydirilmiş ve zarif bir hâlde hatırlanmasını sağlamaktı. Buckingham Dükü John Sheffield’ın oğlu Robert, yalnızca üç yaşındayken hayata veda etti.
🎩 Yaklaşık 90 santimetre boyundaki figür, 18. yüzyıl başlarında parayla satın alınabilecek en kaliteli kıyafetlerle donatılmıştır. Gerçek saçtan yapılmış bir peruk ve özenle hazırlanmış bir başlık taşır. Bu aksesuarlar çıkarıldığında, muhtemelen ölüm maskesinden yararlanılarak şekillendirilmiş balmumu yüzü görmek mümkündür.
👗 Robert’in üzerinde vişne rengi kadifeden yapılmış, gümüş şeritlerle süslenmiş ve pembe ipek astarla tamamlanmış uzun bir elbise bulunur. Bu elbisenin altında, altın işlemeli ipek brokardan yapılmış, uzun kollu ve brokar bir kemerle bağlanan gösterişli bir yelek keşfedilmiştir. Bu iki katın altında ise minik dantelli keten manşetler, keten bir gömlek ve küçük bir kravat, ayrıca dar bir korse ve kare burunlu kahverengi deri botlar yer alır.
🧵 Kıyafetlerin neredeyse tamamı şaşırtıcı derecede iyi korunmuştur; yalnızca keten kravat, zaman içinde güvelerin verdiği hasarla belirgin şekilde yıpranmıştır. Restoratörlerin özellikle duygusal bulduğu bir ayrıntı da elbisenin arka kısmındaki küçük açıklıklardı. Bu açıklıklar, yürümeyi öğrenen çocuklar için kullanılan kayışların geçirilmesi amacıyla tasarlanmıştı ve Robert’in ne kadar küçük bir çocuk olduğunu hatırlatan dokunaklı bir iz niteliği taşır.
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
🦉 Güney Mezopotamya kökenli bu terakota rölyef, Eski Babil dönemine tarihlenir ve yaklaşık MÖ 1800–1770 yılları arasında üretilmiştir. Eserin günümüzdeki görünümü ile uzmanlar tarafından pigment izlerine dayanarak hazırlanmış renkli rekonstrüksiyonu iki ayrı fotoğrafta sunulmuştur. Kanatlı ve kuş pençeli çıplak bir tanrıçanın, iki aslanın üzerinde dururken iki baykuşla çevrelendiği kompozisyon, dönemin sanatında benzer unsurlar taşısa da bütün olarak bakıldığında benzersizdir.
🎨 Pigment kalıntılarının incelenmesi, rölyefin özgün renk düzenini anlamayı mümkün kılmıştır. Tanrıçanın bedeni tamamen kırmızıya boyanmıştı; kanatlarında ve baykuşların tüylerinde kırmızı, siyah ve beyaz tonlar kullanılmıştı. Arka plan, tanrıçanın saçları, kaşları ve aslanların yeleleri siyah renkteydi. Kasık bölgesi ve göğüs uçları siyah zemin üzerine kırmızı pigmentle vurgulanmıştı. Aslanların gövdeleri ise beyaz bırakılmıştı. Aynı dönemden bilinen diğer örnekler temel alınarak, başlıktaki boynuzların, kolye detaylarının, bileziklerin ve halka-asalı sembollerin sarı renkte olduğu düşünülür; ancak sarı pigment izine rastlanmamıştır.
🗿 Yaklaşık MÖ 1800–1750 yıllarına tarihlenen bu eser, yalnızca ikonografisiyle değil, teknik özellikleriyle de dikkat çeker. Yüksek kabartma tekniği o dönemde yaygın değildi ve terakotanın kırılgan yapısı düşünüldüğünde, 49,5 × 37 cm boyutlarındaki bu kompozisyonun neredeyse dört bin yıl boyunca korunmuş olması olağanüstü kabul edilir.
🔍 Rölyefte betimlenen figürün kimliği konusunda araştırmacılar arasında kesin bir görüş birliği yoktur. İştar, Ereşkigal ya da Lilitu gibi farklı yorumlar öne sürülmüş, ancak sonuncu ihtimal genellikle zayıf bulunmuştur. Eser 1930’larda keşfedildiğinden beri özgünlüğü tartışılsa da günümüzde uzmanların büyük bölümü onun gerçek bir Eski Babil dönemi yapıtı olduğu konusunda hemfikirdir.
🏛 Eser, Londra’daki British Museum koleksiyonunda env. no. 2003,0718.1 numarasıyla yer almaktadır.
📸 Fotoğraflar: © Weston Westmoreland
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
🦉 Güney Mezopotamya kökenli bu terakota rölyef, Eski Babil dönemine tarihlenir ve yaklaşık MÖ 1800–1770 yılları arasında üretilmiştir. Eserin günümüzdeki görünümü ile uzmanlar tarafından pigment izlerine dayanarak hazırlanmış renkli rekonstrüksiyonu iki ayrı fotoğrafta sunulmuştur. Kanatlı ve kuş pençeli çıplak bir tanrıçanın, iki aslanın üzerinde dururken iki baykuşla çevrelendiği kompozisyon, dönemin sanatında benzer unsurlar taşısa da bütün olarak bakıldığında benzersizdir.
🎨 Pigment kalıntılarının incelenmesi, rölyefin özgün renk düzenini anlamayı mümkün kılmıştır. Tanrıçanın bedeni tamamen kırmızıya boyanmıştı; kanatlarında ve baykuşların tüylerinde kırmızı, siyah ve beyaz tonlar kullanılmıştı. Arka plan, tanrıçanın saçları, kaşları ve aslanların yeleleri siyah renkteydi. Kasık bölgesi ve göğüs uçları siyah zemin üzerine kırmızı pigmentle vurgulanmıştı. Aslanların gövdeleri ise beyaz bırakılmıştı. Aynı dönemden bilinen diğer örnekler temel alınarak, başlıktaki boynuzların, kolye detaylarının, bileziklerin ve halka-asalı sembollerin sarı renkte olduğu düşünülür; ancak sarı pigment izine rastlanmamıştır.
🗿 Yaklaşık MÖ 1800–1750 yıllarına tarihlenen bu eser, yalnızca ikonografisiyle değil, teknik özellikleriyle de dikkat çeker. Yüksek kabartma tekniği o dönemde yaygın değildi ve terakotanın kırılgan yapısı düşünüldüğünde, 49,5 × 37 cm boyutlarındaki bu kompozisyonun neredeyse dört bin yıl boyunca korunmuş olması olağanüstü kabul edilir.
🔍 Rölyefte betimlenen figürün kimliği konusunda araştırmacılar arasında kesin bir görüş birliği yoktur. İştar, Ereşkigal ya da Lilitu gibi farklı yorumlar öne sürülmüş, ancak sonuncu ihtimal genellikle zayıf bulunmuştur. Eser 1930’larda keşfedildiğinden beri özgünlüğü tartışılsa da günümüzde uzmanların büyük bölümü onun gerçek bir Eski Babil dönemi yapıtı olduğu konusunda hemfikirdir.
🏛 Eser, Londra’daki British Museum koleksiyonunda env. no. 2003,0718.1 numarasıyla yer almaktadır.
📸 Fotoğraflar: © Weston Westmoreland
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
🎨 Pompei’de Mark Obellius Firmus’un evindeki odalardan birinin duvarında yer alan bu küçük çizim, gladyatör dövüşlerinin ne kadar güçlü bir etki bıraktığını gösteriyor. I. yüzyıla tarihlenen bu sahne, kireç sıvası üzerine kazınmış basit ama çarpıcı bir tasvir.
⚔️ Arenanın kumunda yere düşmüş savaşçının üzerine doğru ilerleyen rakibi… Kalabalığın gürültüsünü neredeyse duyuyorsunuz. Çizginin sadeliği, bunun büyük olasılıkla bir çocuğun elinden çıktığını düşündürüyor. Yüksekliği yaklaşık 9 santimetre.
🏺 Bu küçük ama etkileyici iz, bugün Pompei Arkeoloji Parkı içinde, Casa di M. Obellii Firmi yapısında görülebilir. Konum kaydı: Reg. 9, Ins. 14.2.4, İtalya.
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
🎨 Pompei’de Mark Obellius Firmus’un evindeki odalardan birinin duvarında yer alan bu küçük çizim, gladyatör dövüşlerinin ne kadar güçlü bir etki bıraktığını gösteriyor. I. yüzyıla tarihlenen bu sahne, kireç sıvası üzerine kazınmış basit ama çarpıcı bir tasvir.
⚔️ Arenanın kumunda yere düşmüş savaşçının üzerine doğru ilerleyen rakibi… Kalabalığın gürültüsünü neredeyse duyuyorsunuz. Çizginin sadeliği, bunun büyük olasılıkla bir çocuğun elinden çıktığını düşündürüyor. Yüksekliği yaklaşık 9 santimetre.
🏺 Bu küçük ama etkileyici iz, bugün Pompei Arkeoloji Parkı içinde, Casa di M. Obellii Firmi yapısında görülebilir. Konum kaydı: Reg. 9, Ins. 14.2.4, İtalya.
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
🕗 Sabah uyanıp saate baktığında, dışarıdaki sessizliğin seni обманывает… çünkü işe çıkma vakti çoktan gelmiş oluyor. Bu an, günün nasıl başlayacağını belirleyen küçük, но ощутимый момент.
🛖 Yaklaşık bin dört yüz yıl önce şekillendirilen bu iki bölümlü kap, Peten bölgesindeki Maya topluluklarının estetik anlayışını yansıtan etkileyici bir örnek. Seramikten yapılmış gövdesi ve bombeli kapağı, insan yüzü taşıyan bir броненосец formunda tasarlanmış. Renkli yüzey süslemeleri, dönemin zanaatkârlığının ne kadar gelişmiş olduğunu gösteriyor.
📏 Eserin ölçüleri 20,3 x 17,8 x 15,2 см. Tarihlendirme olarak 300–600 yılları arasına yerleştiriliyor. Bulunduğu yer ve koşullar bilinmiyor; müze tarafından özel bir koleksiyondan satın alınmış.
🏛 Şu anda Los Angeles County Museum of Art koleksiyonunda yer alıyor. Envanter numarası: M.2010.115.953a-b, Kaliforniya, ABD.
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
🕗 Sabah uyanıp saate baktığında, dışarıdaki sessizliğin seni обманывает… çünkü işe çıkma vakti çoktan gelmiş oluyor. Bu an, günün nasıl başlayacağını belirleyen küçük, но ощутимый момент.
🛖 Yaklaşık bin dört yüz yıl önce şekillendirilen bu iki bölümlü kap, Peten bölgesindeki Maya topluluklarının estetik anlayışını yansıtan etkileyici bir örnek. Seramikten yapılmış gövdesi ve bombeli kapağı, insan yüzü taşıyan bir броненосец formunda tasarlanmış. Renkli yüzey süslemeleri, dönemin zanaatkârlığının ne kadar gelişmiş olduğunu gösteriyor.
📏 Eserin ölçüleri 20,3 x 17,8 x 15,2 см. Tarihlendirme olarak 300–600 yılları arasına yerleştiriliyor. Bulunduğu yer ve koşullar bilinmiyor; müze tarafından özel bir koleksiyondan satın alınmış.
🏛 Şu anda Los Angeles County Museum of Art koleksiyonunda yer alıyor. Envanter numarası: M.2010.115.953a-b, Kaliforniya, ABD.
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
🐼 Batı Han dönemine ait imparatorluk mezarlarının yakınında yapılan arkeolojik çalışmalar, araştırmacıları şaşırtan bir keşfe yol açtı. Toprak altında 400’den fazla nadir hayvanın kalıntıları bulundu; bunların arasında Çin mezarlarında ilk kez tam iskeletleri ortaya çıkarılan büyük panda ve tapir de yer alıyor.
🦚 Kazılar sırasında toplam 41 farklı tür tespit edildi. Bu türler arasında yaklar, kaplanlar, kaplumbağalar, yeşil tavus kuşları, Japon turnaları ve kısa burunlu maymunlar bulunuyor. Hayvanların yalnızca gömülmediği, aynı zamanda çeşitli mezar eşyalarıyla birlikte yerleştirildiği görülüyor. Bu durum, gömülerin törensel bir anlam taşıdığını düşündürüyor.
🏯 Tüm bu kalıntılar, İmparator Wen Di ile annesi İmparatoriçe Dowager Bo’nun mezarlarının çevresinde keşfedildi. Her iki mezar da Şensi eyaletinin başkenti olan Şian’ın Baqiao bölgesinde yer alıyor.
🔍 Peki bu hayvan gömülerinin amacı ne olabilir? Bu konuda iki güçlü yorum öne çıkıyor:
🦁 1) Sembolik bir hayvan topluluğu
Han döneminde öteki dünya için bir mikrokozmos yaratma geleneği vardı. Bu hayvanlar, imparatorun ölümden sonraki yaşamda yanında bulunacak “saray mensupları” gibi düşünülebilir. Türlerin çeşitliliği — örneğin pandanın bölgeye özgü olması, tavus kuşunun uzak diyarlardan gelmesi — imparatorun tüm ülke üzerindeki hâkimiyetini simgesel olarak gösterebilir.
🪶 2) Ritüel amaçlı kurbanlar
Kurban uygulamaları bilinse de, bu kadar çok hayvanın birlikte ve mezar eşyalarıyla gömülmesi alışılmış bir durum değil. Bulunan nesneler, gömülerin özel bir törensel statüye sahip olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, bunların seçkin sınıfa ait özel bir “kurban çukuru” türü olması da mümkün.
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
🐼 Batı Han dönemine ait imparatorluk mezarlarının yakınında yapılan arkeolojik çalışmalar, araştırmacıları şaşırtan bir keşfe yol açtı. Toprak altında 400’den fazla nadir hayvanın kalıntıları bulundu; bunların arasında Çin mezarlarında ilk kez tam iskeletleri ortaya çıkarılan büyük panda ve tapir de yer alıyor.
🦚 Kazılar sırasında toplam 41 farklı tür tespit edildi. Bu türler arasında yaklar, kaplanlar, kaplumbağalar, yeşil tavus kuşları, Japon turnaları ve kısa burunlu maymunlar bulunuyor. Hayvanların yalnızca gömülmediği, aynı zamanda çeşitli mezar eşyalarıyla birlikte yerleştirildiği görülüyor. Bu durum, gömülerin törensel bir anlam taşıdığını düşündürüyor.
🏯 Tüm bu kalıntılar, İmparator Wen Di ile annesi İmparatoriçe Dowager Bo’nun mezarlarının çevresinde keşfedildi. Her iki mezar da Şensi eyaletinin başkenti olan Şian’ın Baqiao bölgesinde yer alıyor.
🔍 Peki bu hayvan gömülerinin amacı ne olabilir? Bu konuda iki güçlü yorum öne çıkıyor:
🦁 1) Sembolik bir hayvan topluluğu
Han döneminde öteki dünya için bir mikrokozmos yaratma geleneği vardı. Bu hayvanlar, imparatorun ölümden sonraki yaşamda yanında bulunacak “saray mensupları” gibi düşünülebilir. Türlerin çeşitliliği — örneğin pandanın bölgeye özgü olması, tavus kuşunun uzak diyarlardan gelmesi — imparatorun tüm ülke üzerindeki hâkimiyetini simgesel olarak gösterebilir.
🪶 2) Ritüel amaçlı kurbanlar
Kurban uygulamaları bilinse de, bu kadar çok hayvanın birlikte ve mezar eşyalarıyla gömülmesi alışılmış bir durum değil. Bulunan nesneler, gömülerin özel bir törensel statüye sahip olduğunu gösteriyor. Bu nedenle, bunların seçkin sınıfa ait özel bir “kurban çukuru” türü olması da mümkün.
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
🐂 Güneybatı İran’da ortaya çıkarılan bu küçük gümüş figür, yaklaşık 3100–2900 yılları arasına tarihlenen proto-Elam kültürünün dikkat çekici örneklerinden biridir. Dizlerinin üzerine çökmüş bir boğayı betimleyen eser, ön ayaklarıyla bir sunu kabı tutar ve bu duruşuyla kutsal bir varlığa armağan sunduğu izlenimini verir.
🔔 Figürün iç kısmına yerleştirilmiş küçük kireçtaşı parçaları, hareket ettirildiğinde hafif bir ses çıkarır. Bu özellik, nesnenin yalnızca sembolik değil, aynı zamanda törensel bir işlev de taşımış olabileceğini düşündürür.
🧵 Yüzeyde tespit edilen kumaş izleri, heykelciğin belirli bir ritüelin parçası olarak gömüldüğünü gösterir. Proto-Elam sanatında hayvanların insan benzeri duruşlarla betimlenmesi yaygındır ve bu tür figürlerin doğa güçlerini ya da mitolojik kahramanları temsil ettiği düşünülür.
📏 Eserin ölçüleri: yükseklik 16,3 cm, uzunluk 6,3 cm, genişlik 10,8 cm.
🏛 New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi koleksiyonunda yer almaktadır (env. no. 66.173).
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
🐂 Güneybatı İran’da ortaya çıkarılan bu küçük gümüş figür, yaklaşık 3100–2900 yılları arasına tarihlenen proto-Elam kültürünün dikkat çekici örneklerinden biridir. Dizlerinin üzerine çökmüş bir boğayı betimleyen eser, ön ayaklarıyla bir sunu kabı tutar ve bu duruşuyla kutsal bir varlığa armağan sunduğu izlenimini verir.
🔔 Figürün iç kısmına yerleştirilmiş küçük kireçtaşı parçaları, hareket ettirildiğinde hafif bir ses çıkarır. Bu özellik, nesnenin yalnızca sembolik değil, aynı zamanda törensel bir işlev de taşımış olabileceğini düşündürür.
🧵 Yüzeyde tespit edilen kumaş izleri, heykelciğin belirli bir ritüelin parçası olarak gömüldüğünü gösterir. Proto-Elam sanatında hayvanların insan benzeri duruşlarla betimlenmesi yaygındır ve bu tür figürlerin doğa güçlerini ya da mitolojik kahramanları temsil ettiği düşünülür.
📏 Eserin ölçüleri: yükseklik 16,3 cm, uzunluk 6,3 cm, genişlik 10,8 cm.
🏛 New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi koleksiyonunda yer almaktadır (env. no. 66.173).
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
🪵 Batı Han Hanedanlığı dönemine tarihlenen, yaklaşık 193 cm boyundaki bu büyük ahşap figür, Çin’in doğusunda bulunan bir ahşap sandığın içinden çıkarıldığında araştırmacıları şaşırttı. 206 yılı öncesinden 9 yılına kadar uzanan bu dönem, mezar ritüellerinin oldukça gelişmiş olduğu bir zaman dilimiydi.
📦 1978 yılında Şandong eyaletinin Laisi kenti yakınlarında keşfedilen iki mezardan birinde bulunan bu figürün, aslında giyinik olduğu düşünülüyor. Ancak zamanla tüm kumaşlar yok olmuş. Eklemli yapısı sayesinde oturabiliyor, ayakta durabiliyor veya yatırılabiliyordu. Baş kısmındaki yaklaşık 2 cm genişliğindeki sığ oyuk, figüre saçların yapıştırılarak sabitlendiğini düşündürüyor.
🧍♂️ Bu figürün amacı neydi? Mezar sahibinin bedeni zaten aynı yapıda bulunduğu için onun yerine geçmesi mümkün görünmüyor. Bazı araştırmacılar, figürün mezar sahibinin ölümden sonra da yanında bulunmasını istediği özel bir nesne olabileceğini düşünüyor. Daha yaygın bir yorum ise onun öteki dünyada hizmet etmesi için hazırlanmış bir yardımcı olduğu yönünde. Bir başka görüş de, etkileyici boyutları nedeniyle mezarı korumakla görevli bir bekçi olabileceği. Yine de neden ayrı bir sandığa yerleştirildiği belirsizliğini koruyor.
🔍 Tüm bu ihtimallere rağmen, figürün gerçek işlevi hâlâ tam olarak açıklanamıyor. Belki de gelecekte yapılacak yeni arkeolojik keşifler bu gizemi aydınlatacak.
🏛 Laisi Kent Müzesi, Şandong, Çin
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
🪵 Batı Han Hanedanlığı dönemine tarihlenen, yaklaşık 193 cm boyundaki bu büyük ahşap figür, Çin’in doğusunda bulunan bir ahşap sandığın içinden çıkarıldığında araştırmacıları şaşırttı. 206 yılı öncesinden 9 yılına kadar uzanan bu dönem, mezar ritüellerinin oldukça gelişmiş olduğu bir zaman dilimiydi.
📦 1978 yılında Şandong eyaletinin Laisi kenti yakınlarında keşfedilen iki mezardan birinde bulunan bu figürün, aslında giyinik olduğu düşünülüyor. Ancak zamanla tüm kumaşlar yok olmuş. Eklemli yapısı sayesinde oturabiliyor, ayakta durabiliyor veya yatırılabiliyordu. Baş kısmındaki yaklaşık 2 cm genişliğindeki sığ oyuk, figüre saçların yapıştırılarak sabitlendiğini düşündürüyor.
🧍♂️ Bu figürün amacı neydi? Mezar sahibinin bedeni zaten aynı yapıda bulunduğu için onun yerine geçmesi mümkün görünmüyor. Bazı araştırmacılar, figürün mezar sahibinin ölümden sonra da yanında bulunmasını istediği özel bir nesne olabileceğini düşünüyor. Daha yaygın bir yorum ise onun öteki dünyada hizmet etmesi için hazırlanmış bir yardımcı olduğu yönünde. Bir başka görüş de, etkileyici boyutları nedeniyle mezarı korumakla görevli bir bekçi olabileceği. Yine de neden ayrı bir sandığa yerleştirildiği belirsizliğini koruyor.
🔍 Tüm bu ihtimallere rağmen, figürün gerçek işlevi hâlâ tam olarak açıklanamıyor. Belki de gelecekte yapılacak yeni arkeolojik keşifler bu gizemi aydınlatacak.
🏛 Laisi Kent Müzesi, Şandong, Çin
📌Tarihin Gizemleri
🔔 Diğer Kanallarımız
Reviews channel
Catalog of Telegram Channels for Native Placements
Advertising on the Telegram channel «Tarihin Gizemleri» is a Telegram channel in the category «Наука и технологии», offering effective formats for placing advertising posts on TG. The channel has 11.7K subscribers and provides quality content. The advertising posts on the channel help brands attract audience attention and increase reach. The channel's rating is 21.3, with 0 reviews and an average score of 0.0.
You can launch an advertising campaign through the Telega.in service, choosing a convenient format for placement. The Platform provides transparent cooperation conditions and offers detailed analytics. The placement cost is 6.0 ₽, and with 0 completed requests, the channel has established itself as a reliable partner for advertising on Telegram. Place integrations today and attract new clients!
You will be able to add channels from the catalog to the cart again.
Комментарий